IDDA

TJK at yarýþý

kullanýcý(124) : þifre :   Üye Ol  Kayýp Þifre

 

HABERLER

MAZİDEN ANILAR,EFSANeLER  AĞAKARACAMAZİDEN ANILAR,EFSANeLER AĞAKARACA
Tarih : 17.09.2012 05:46  - Benzer Haberleri Göster

DoÄŸumundan ve 3 yaşında koÅŸmaya baÅŸlamasından bu yana seneler geçti. “Uzak ve yakın” geçmiÅŸ (ve gelecek) sezonlar, kumda çok daha iyi ve istikrarlı Arap atlarının ismini yazabilir bültenlere ama “Kum Pist ve Arap Atları” denince benim aklıma ilk önce AÄŸakaraca gelir.

1995’te doÄŸdu AÄŸakaraca. Babasi Volga 2, annesi ise 25. Sahra’ydı. Kafayı orjinle bozmuÅŸ olanların bir kısmı, kendisinden bir sene önce piste gelen ekurisi Kızıldeli’nin taylığına bakarak, onunla “ana-baba bir kardeÅŸ” olan AÄŸakaraca’ya çok sempatik yaklaÅŸmıyorlardı. Zira Kızıldeli, ilk yarışını kazanıp, direk olarak maidendan çıkmasına raÄŸmen, sezonun diÄŸer yarışlarında tabelaya bile girememiÅŸti. Bizim de dahil olduÄŸumuz “Kafayı kırmış” bir diÄŸer orjin delisi grup ise, 25. Sahra’nın kum veya çim farketmeksizin “çok koÅŸan” (buradaki “çok” kelimesi “iyi” anlamındadır. Çocuk yaÅŸlarda baslayan ganyan maceramızda senelerce yanlış anlamışızdır) bir yavru çıkarmadığında ilk grupla hemfikirdiler ama Volga 2 denince akan sular duruyordu. Öncelikle Kızıldeli, bütün yarışlarını çimde koÅŸmuÅŸtu. Bu bir Volga 2 yavrusuna tam manasıyla ölçü olamazdı. Gerçi Kızıldeli, İzmir sezonunda tabelaya yanaÅŸtığı ve içeride olduÄŸu yarışlarda bile muhtelif atlardan “uzak” yiyerek kumda da gitmediÄŸini gösterecekti ama asıl argüman, aynı babanın yavruları olan; 1992 jenerasyonundan Brother III ve Hastay, 1993’den Deli Mavi ve 1994’den de Sertay’ın baÅŸarısıydı.

Brother III, AÄŸakaraca’nın koÅŸmaya baÅŸladığı 1998 sezonunu mükemmel geçirdi. İzmir’de tabelanın abonesi oldu. Vasat jokeyi Ali Rıza Yıldız ile, kendisinden sınıf atlara (Göktuluy, GöktuÄŸ, Şövalye, Bilgin) zor anlar yaÅŸattı. Osman Hattat’ın meÅŸhur Asyel’ini geçtiÄŸi yarışta, 4 lira küsür ganyanına raÄŸmen çok can yaktı.

Yukarıdaki dörtlünün en hası olan Hastay, 1996 Adana sezonunda, Akın Özdeniz’le beraber, kum pisti Timurhan’a ve Nurtay’a dar etmiÅŸti. Aynı sene İstanbul’a döndüğünde ise butun kayıtları; çim piste ve ondan da önemlisi, Yavuzhan’ın koÅŸtuÄŸu koÅŸulara yapıldı. Önceki yazılarımızda bahsettiÄŸimiz ÅŸampiyon Yavuzhan’ın çok yorduÄŸu atlardan birisi oldu Hastay ve o sezondan sonra bir daha da koÅŸmadı ama kolay lokma olmadı. Dört yarış üst üste çok az aralarla kaybetti. Bu dörtlu serinin ilk yarışında “bir baÅŸ bir burun” arkada üçüncü oldu. Son üç koÅŸuda ise sırasıyla burun, baÅŸ ve burun farklarıyla ikinci oldu. 24 yarışlık kariyeri boyunca yalnızca bir kez tabeladan düştü. Yavuzhan’a direndiÄŸi bu yarışlar nedeniyle hep saygıyla anıldı.

Deli Mavi, aslında bizim tezimize uygun bir at deÄŸildi orjin tartışmasında. Zira bütün yarışlarını çim pistte kazanmıştı ama 1997 Istanbul sezonunda göz doldurmuÅŸtu. Mirhat’in uzak ara birinci bitirdiÄŸi (normali de budur) 2800 metre yarışında üçüncü olduktan sonra, ağır çimin 2400 metresinde Kartalbey ve Nurtay gibi klasik kum atlarını geride bırakarak kazanmıştı ki “Çim yaÄŸmurdan az çok kuma dönuyor. Bu at çimci, yetiremez kumculara” denen bir yarıştı bu. 10 gün sonraki diÄŸer yarışta ise, bu sefer 1900 metre çim pistte, ÅŸampiyon Tunca’nın (babası kadar olamasa da) ÅŸampiyon yavrusu Tunca’ya 1,5 boy kadar saldırıp ikinci olmuÅŸtu.

Sertay ise bambaska bir attı. Taylığında üç ayrı ÅŸehirde ve iki ayrı pistte, dört yarış koÅŸup, hepsini kazanan baska bir örnek var mıdır, bilmiyorum. GeçtiÄŸi atlar, çok da mühim deÄŸillerdi belki ama böyle baÅŸlangıç yapanlar, kofti çıkmaz kolay kolay. Nitekim Sertay da öyle çıkmadı. AÄŸakaraca’nın yarışmaya baÅŸladigi, 4 yaÅŸlılığında da ilk iki yarışını kazandı. Sonrasında, açık gruplarda olmasa da bir altında, hep plase ve tabela atı oldu. Yirmiden fazla yarış kazandı. Bu yazının esas konusu AÄŸakaraca’yla baÅŸa baÅŸ mücadele etti, hatta bir keresinde geçti. Beraber koÅŸtuklarÅŸ yarışlarda, TamerinoÄŸlu’na, Odin’e, ÅžirinoÄŸlu’na, Odinhan’a hiç ezilmedi. Nasıl baÅŸladıysa öyle bitirdi. Adana’da koÅŸtuÄŸu son 5 yarışı da birinci bitirdi ve pistlere veda etti.

AÄŸakaraca’dan ziyade “Volga 2 Yavruları” gibi bir yazı oldu ama bunları yazmadan, “Neden taylığından beri kuma gideceÄŸini düşündüğümüzü” anlatmadan, AÄŸakaraca’yı anlatmak olmazdı. İstatistiklerle baÅŸlayalım.

133 koÅŸuda;
38 kez birinci,
30 kez ikinci,
19 kez üçüncü,
22 kez dördüncü oldu.

Bu kosuların çim piste düşen payı;
65 yarışta,
10 birincilik,
14 ikincilik,
10 ücüncülük,
14 dörduncülük oldu.

Ve şampiyon olarak anıldığı pistte ise;
68 yarışta,
28 birincilik,
16 ikincilik,
9 ücüncülük,
8 dördüncülüğe imza attı.

Yukarıda Sertay için “Taylığında üç ayrı ÅŸehirde ve iki ayrı pistte, dört yaris koÅŸup, hepsini kazanan baÅŸka bir örnek var mıdır, bilmiyorum” demiÅŸtim. DiÄŸer ÅŸartları karşılamayan ama ilk dört yarışını kazanan bir attı AÄŸakaraca. İlk iki yarışını Ertül’ün pilotluÄŸunda, önce çim, sonra da kum pistte kazandı. Hafif pistte koÅŸmasına raÄŸmen, 1200 çimde 1.22 derece yapmasına bazıları burun kıvırdı ama ilk yarışında ne bekleniyordu, bugün bile hala anlamam. 1.17 mi yapsaydi? Nankör herifler...

Burun kıvıran arkadaÅŸların kıvrılan yerleri ikinci yarışta kaçacak delik aradı. AÄŸakaraca, 57 kilo koÅŸtuÄŸu bu 1200 kum yarışını, kendisinden 10 kilo eksik bir atın önünde kazandı. Her ne olursa (yani arkadaki ne kadar kötü at olursa olsun), hele taylıkta 10 kilogram çok önemli bir farktır. Şöyle anlatayım; rahmetli Gültekin Alpay, “Normal ÅŸartlar altında, 10 kilo 30 saliseye tekabül eder ki bu da aÅŸağı yukarı 1 boyluk fark demektir” derdi.

AÄŸakaraca’nın ücüncü yarışı, bu iÅŸin meraklılarına dudak uçuklatan bir yarış oldu. Nedeni ise çim pistte ilk yarışında yaptığı derecenin daha iyisini, kum pistte yapmasıydı. Ayrıca son 800 metresini de çimden hızlı koÅŸmuÅŸtu. Yani alabildiÄŸine kaçarak apaçi gibi deÄŸil, sonlara da bırakarak akıllıca bitirmiÅŸti (Dudak uçuklatmasının teknik izahatine gelince; çim pist normal ÅŸartları ihtiva ettiÄŸinde, her zaman kumdan 2-3 saniye daha hızlı koÅŸulan bir pisttir. Çim pist hafif olduÄŸunda ise bu farkın üzerine 0.5 saniye daha eklemek gerekir) Daha üçüncü yarışta bunu görmek milleti ÅŸaşırtmış, ilk paragraflarda bahsettiÄŸim “Bu at kuma gitmez”cilerin burunlarının yanında, dudakları da bir yere kaçmıştı.

Dörtlü serinin son yarışı, yine bir kum yarışıydı. AÄŸakaraca bu yarışı da kendisini hiç sıkmadan uzak ara kazanarak, “Kumda var ya kumda. Adamın anasını aÄŸlatırım oÄŸlum ben. Kralınızı tanımam” diyordu. İşin kum tarafı boyleyken, bu son yarıştan sadece 10 gün sonra, çim piste geldiÄŸimizde AÄŸakaraca’nın forsunun burada pek de geçerli olmadığını görecektik.

Devirhan, sezona Adana’da, Mahmut Zelyurt’la baÅŸlamış bir diÄŸer Volga 2 yavrusuydu. Starttan normal çıktığı iki kum yarışını birinci bitirmiÅŸ, tereddütlü çıktığı diÄŸer iki koÅŸusunu ise; birini az, diÄŸerini uzak farkla olmak üzere geride tamamlamıştı. Özellikle iki boy gec çıktığı kısacık (1000 Metre) kum koÅŸusunda, sadece yarım boy geriden potaya girmesi “Düzgün çıkarsa kumda AÄŸakaraca’yı yalar bu” ÅŸeklinde düşünenlerin sayısını arttırmıştı. Düşünülen olmadı, çünkü Devirhan bir daha hiç bir zaman kumda koÅŸmadı. İstanbul’da ilk dördü Sadettin Boyraz, son üç tanesi ise Halis KarataÅŸ ile olmak üzere yedi çim kosusunda yer aldı. Arap atı tarihinin en görkemli tay performanslarından birinin sergilendiÄŸi ama bir o kadar da “ileri yaÅŸlarında hayal kırıklığı yaratan at bolluÄŸu” yaÅŸanan bu İstanbul sezonunda AÄŸakaraca; kardeÅŸleri Devirhan ve Tamerhan’ı (Evet, o da bir Volga 2 yavrusuydu), çimde bir kere bile geçemedi. Peki hiç çim yarışı kazanamadı mı? İstanbul’da kazandığı üç koÅŸudan ikisi çim pistteydi ama nispeten çok zayıf atlara karşı koÅŸulan yarışlardı bunlar. Navaron, Kartay, Dostkaraca, AÄŸakılıç gibi atlar, sınıf deÄŸillerdi. AÄŸakaraca’nın krallığının sadece kum pistle sınırlı olacağının imzasını kardeÅŸleri Devirhan ve Tamerhan atmıştı adeta.

İstanbul sezonunu, Altaha’nın arkasındaki bir çim maÄŸlubiyetiyle kapatan ÅŸampiyon, önce Ankara’ya gitti. Kesin kazanır denen yarışı, Ankara’nın sert ve ters pistine yenilerek üçüncü bitirdi. “Ulan İstanbul bu atı yıprattı mı, nedir? Kumda bile kazanamadı” diye düşünenler, yanıldıklarını İzmir’de anlayacaklardı. AÄŸakaraca, 4 yaÅŸlılığına doÄŸru koÅŸar adım gittiıi İzmir’de, maÄŸlubiyeti galibiyetinden daha fazla olan bir sezon yaÅŸayacaktı ama bu sezondan sonra kimse herhangi bir kum yarışını onu yazmadan geçirmeyecekti.

KAYNAK:OZGUROZ.COM


YORUMLAR

TJK HABERLER IDDAA HABERLERÝ
TJK HABERLER IDDAA HABERLER


Copright (c) 2012

Hangisi yener Spor ve TJK istatistikleri
 SPOR VE AT YARISI HABERLERI

Batak Oyna Okey Oyna

Ýletiþim